Defalarca tanık olmuştu insanlarla alay edilmesine. Fakat alay konusu olana kadar bundan hiç rahatsızlık duymamıştı.
Hal böyle olunca, kızgınlığına kimse aldırış etmedi.
22 Mayıs 2009 Cuma
rahatsızlık
16 Mayıs 2009 Cumartesi
acı
ağzından kanlar boşaldı. sonra burunundan, kulaklarından... kan durduğunda bile biliyordu ki içinde bir yerler sürekli kanıyordu. yüzüne yansıtamayacağı kadar çok acıyordu canı.
yapabileceği tek şeyi yaptı. maket bıçağını boğazına dayadı ve hızlıca bir yarım daire çizerek kanının boşalmasını sağladı. fakat akan yalnızca kandı, acı hep oradaydı.
yapabileceği tek şeyi yaptı. maket bıçağını boğazına dayadı ve hızlıca bir yarım daire çizerek kanının boşalmasını sağladı. fakat akan yalnızca kandı, acı hep oradaydı.
11 Mayıs 2009 Pazartesi
4 Mayıs 2009 Pazartesi
ölmek ne kolay...
yolda yürürken dahi...
1 Mayıs 2009 Cuma
unutulmayacak bir gün
50'sine merdiven dayamıştı fakat yaşadığı günler içinde yalnızca bir günü unutmamıştı. Gördüğü yarım asır için de tek bir gün, unutulmayacak bir gündü.
32 yıl önce, bugün...
32 yıl önce, bugün...
23 Nisan 2009 Perşembe
mânâsızlaşma
En çok istediği şeye baktı ve onun artık istediği değil sahip olduğu şey olduğunu fark etti. Tüm arzusu, işte o zaman, verdiği nefesle beraber ruhunu terk ediverdi.
Sonra da gözleri, bir başka şeyi aramaya koyuldu...
Sonra da gözleri, bir başka şeyi aramaya koyuldu...
16 Nisan 2009 Perşembe
defnediliş
durmaksızın akan gözyaşları arasında birden her şey aydınlandı sanki... ne çok benziyordu, oğlunu toprağa verişi, tanrı'nın insanı dünyaya terk edişine...
tanrı, insanı yeryüzüne terk etti. o günden beri her insan, kendince yöntemlerle ona ulaşmak için bocaladı durdu.
o, oğlunu toprağa verdi ve şimdi kendince yöntemlerle ona ulaşmak için çabalayacaktı...
tanrı, insanı yeryüzüne terk etti. o günden beri her insan, kendince yöntemlerle ona ulaşmak için bocaladı durdu.
o, oğlunu toprağa verdi ve şimdi kendince yöntemlerle ona ulaşmak için çabalayacaktı...
11 Nisan 2009 Cumartesi
hatır
dipsiz bir kuyuya düşer gibi oluyorum bazen
ve
sevdiğim kadınlar geliyor hatrıma,
hiç yokken...
gülüşleri düş,
öpüşleri hayat öpücüğüm olan...
sonra nedendir,
bir türlü gelmiyor hatrıma
kendimi kaybettiğim,
o zorlu vedalar...
ve
sevdiğim kadınlar geliyor hatrıma,
hiç yokken...
gülüşleri düş,
öpüşleri hayat öpücüğüm olan...
sonra nedendir,
bir türlü gelmiyor hatrıma
kendimi kaybettiğim,
o zorlu vedalar...
Etiketler:
orhun kayaalp
7 Nisan 2009 Salı
4 Nisan 2009 Cumartesi
temet nosce*
bana deli diyen dilber,
kendini normal mi sanır?
bırakıp bunu baksa bana
azıcık kendini tanır.
*temet nosce: latince, kendini tanı.
kendini normal mi sanır?
bırakıp bunu baksa bana
azıcık kendini tanır.
*temet nosce: latince, kendini tanı.
Etiketler:
orhun kayaalp
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)