bir şarkı çalıyordu radyoda...
"bir gün hiç doğamadı güneş ve bitti..."
adamda eşlik ediyordu radyodaki şarkıya...
"bir gün hiç doğamadı güneş ve bitti..."
halbuki hiçbir şey bitmiyordu. bitsin istiyordu. hiçbir şey değişmiyordu...
fakat yine de değişsin istemiyordu.
25 Nisan 2010 Pazar
emekli
"yazmayı ne zaman bıraktın?"
"çenemi, bileğimden daha çok çalıştırdığım gün."
"çenemi, bileğimden daha çok çalıştırdığım gün."
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
10 Nisan 2010 Cumartesi
büyüdükçe öğrenilen
"annesini ilk görüşünde sevmeyi öğrenir bebek. bilmem kaç yaşına gelince yürümeyi, bilmem kaç yaşında konuşmayı...
peki ne zaman öğrenir insanlardan nefret etmeyi?"
peki ne zaman öğrenir insanlardan nefret etmeyi?"
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
9 Nisan 2010 Cuma
hayat ziyanlığı
"sana kalsa ben ve benim yaşadığım bu hayat, ziyan olup gidiyor ve ben hiç bir zaman senin "başarı"larından hiçbirini edinemeyeceğim."
"..."
"fakat bu benim zerre umrumda değil. seninkini yaşamaktansa, kendi hayatımı yaşamayı tercih ederim."
"..."
"fakat bu benim zerre umrumda değil. seninkini yaşamaktansa, kendi hayatımı yaşamayı tercih ederim."
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
28 Mart 2010 Pazar
uzun hikaye
"..."
"çok uzun hikaye..." dedi. sigarasından bir nefes alıp, söndürdü ve lafını sürdürdü:
"ve bu hikaye seninle başlıyor..."
"çok uzun hikaye..." dedi. sigarasından bir nefes alıp, söndürdü ve lafını sürdürdü:
"ve bu hikaye seninle başlıyor..."
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
bir derin düşünce
"böylesine sevmezken beni, öylesi seviyorum ki seni... uykularımı kaçıracak kadar, hayal kurarak bile mutlu olacak kadar... bazen düşünmeden edemiyorum."
"neyi?"
"ya bir de sevseydin beni..."
"neyi?"
"ya bir de sevseydin beni..."
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
23 Mart 2010 Salı
istanbul
"güzel şehir ve sen yokken de seviyorum ben onu. belki güzel olan bir şey eksiliyor sen yokken; fakat senin gidişinle beraber beni üzen bir şey de kalmıyor artık..."
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
20 Mart 2010 Cumartesi
karanlık
apartman her zaman olduğundan daha sessizdi. dar ve dik merdivenleri dikkatlice indim. anahtarımla kapıyı açtım. içeri girdim. içerisi karanlıktı ve ışıkları açabilmek umuduyla elektrik anahtarını el yordamıyla buldum.
sonra fark ettim ki ışıklar, aydınlatmıyorlardı artık...
sonra fark ettim ki ışıklar, aydınlatmıyorlardı artık...
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
15 Mart 2010 Pazartesi
yas
bir an için omuzlarında büyük bir ağırlık hissetti ve ayakta duramayacağını anlayınca dizlerinin üstüne çöktü. destek almak için elini yere koydu. içindeki acıyla beraber, elini yumruk yapmak için kapadı. elini kaldırdı, avucundaki toprağın parmaklarının arasından kurtulmasına izin verdi.
"babalar, evlatlarını toprağa vermemeli..."
"babalar, evlatlarını toprağa vermemeli..."
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
13 Mart 2010 Cumartesi
ideal (!) çift
-bir kere olsun dinle beni be adam!
-bir kere olsun bırak konuşayım be kadın!
-bir kere olsun bırak konuşayım be kadın!
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)