bir adam, sahnede, spotun altında... gözleri karanlıkta bir noktaya sabit bakmakta:
"etten vücutlar delinir, en sert kemikler ezilir... ve fakat ölümsüz olan ruhum, sonsuza dek esirindir."
söylenenlerin tek bir kelimesini dahi anlamayan bu aptal güruhun başlattığı alkış gök gürültüsü bir tanesi ayağa kalkana kadar devam etti.
23 Ocak 2012 Pazartesi
tirad
Etiketler:
55 fiction,
edebiyat,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp
27 Aralık 2011 Salı
kehanet
kimsenin, bir saniye olsun durmadığı bir meydanda; kimsenin kulak asmadığı bir adam, var gücüyle bağırıyordu:
"dualarınızı siperlere saklayın, ailenizle vedalaşın... bir savaş yaklaşıyor arkadaşlarım! ve biz kaybediyoruz."
"dualarınızı siperlere saklayın, ailenizle vedalaşın... bir savaş yaklaşıyor arkadaşlarım! ve biz kaybediyoruz."
Etiketler:
55 fiction,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
11 Aralık 2011 Pazar
o quam cito transit gloria mundi
tertemiz bir kağıda, bir şeyler yazdı. sonra da uyudu ve uykusunda eceliyle öldü.
daha sonraları intihar notu olduğu anlaşılmayacak kağıtta şöyle yazıyordu: "ve işte böylece geçiyor dünyanın ihtişamı..."
daha sonraları intihar notu olduğu anlaşılmayacak kağıtta şöyle yazıyordu: "ve işte böylece geçiyor dünyanın ihtişamı..."
Etiketler:
55 fiction,
edebiyat,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
2 Aralık 2011 Cuma
bir seri katilin anıları -2-
babası, onun içindeki öldürme dürtüsünü fark etmişti. karşısındaki oğlu değil, öz kardeşini öldüren bir caniydi. ancak "aradığın huzuru böyle bulamayacaksın..." diyebildi, boynundaki ip konuşmasını güçleştiriyordu.
babasının ayaklarının altındaki sandalyeyi -tavana bağlı ip öyle kısaydı ki boğulmamak için parmak uçlarında yükseliyordu- çekerken, gözlerine bakmadan şöyle dedi:
"yine de ne aramayı ne de öldürmeyi bırakacağım..."
babasının ayaklarının altındaki sandalyeyi -tavana bağlı ip öyle kısaydı ki boğulmamak için parmak uçlarında yükseliyordu- çekerken, gözlerine bakmadan şöyle dedi:
"yine de ne aramayı ne de öldürmeyi bırakacağım..."
28 Kasım 2011 Pazartesi
sır
yan yana oturuyorduk. saçlarını açtı ve elbisesini üzerinden düşürürken, "sırlardan..." dedi, "haz etmiyorum.". "yine de hepimizin bir tane var." dedim.
parmaklarını saçlarımın arasına sokarken, bakışlarıyla onayladı: "benim ki de sensin..."
parmaklarını saçlarımın arasına sokarken, bakışlarıyla onayladı: "benim ki de sensin..."
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
24 Kasım 2011 Perşembe
bir seri katilin anıları -1-
henüz 17 yaşındaydı. ilk cinayetini işlediği gün de kasım ayının sonlarına denk geliyordu. hafifçe bir dokunuşun ardından, boşlukta süzülüşünü izledi, küçük kardeşinin. "şok geçiriyor" diye düşündüler, sakin sakin oturduğunu gördüklerinde.
o ise ailesinin ondan nefret edeceğini ve hatta hapsi boylayacağını sanıyordu. bu işten sıyrılabileceğini hiç düşünmemişti.
o ise ailesinin ondan nefret edeceğini ve hatta hapsi boylayacağını sanıyordu. bu işten sıyrılabileceğini hiç düşünmemişti.
20 Kasım 2011 Pazar
tutku cinayeti
bir adamın eli, bir kadının boynunda... adamın elleri kuvvetli, kadının boynu narin... ve adamın elleri, önceleri şehvetli, şimdiyse öfkeli.
ve şimdi kadının boynu buz gibi.
ve şimdi kadının boynu buz gibi.
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
26 Ekim 2011 Çarşamba
adsız -9-
tüm gücüyle, tüm bildikleriyle saldırmak istedi. tek bir kelime ile onu alt etmeyi...
böylesi belki daha mutlu edecekti; ancak yine de sustu.
böylesi belki daha mutlu edecekti; ancak yine de sustu.
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
20 Ekim 2011 Perşembe
yersiz
bu dünya ona göre bir yer değildi. sonraları fark etti ki o da bu dünyaya pek uygun değildi. böyle böyle önce konuşmayı, sonra da duymayı bıraktı.
ve daha çocuktu.
ve daha çocuktu.
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
17 Ekim 2011 Pazartesi
edgü
hangi dilden konuştuysa nuh, teknesine doluşan hayvanlarla, o dilden yazdı. en hayvan olanımız bile, okudu mu anlardı.
Etiketler:
55 fiction,
kısa,
minimal,
orhun kayaalp,
öykü
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)