30 Temmuz 2010 Cuma

başka bir hayat, harcanmaya gelmez...

"belki başka bir hayatta..." diyecek oldu.

"başka bir hayatta mı? burada bu fırsata sahipken ve bunu böylesine de güzel mahvetmişken... başka bir hayatta da niçin seninle vakit harcayayım?"

18 Temmuz 2010 Pazar

boş boğaz

"hiç çok sevdiğiniz birisini kaybettiniz mi?"

soru karşısında afallamış, belli belirsiz gözleri buğlanmıştı. başını eğer gibi oldu ama yanıtladı: "evet."

"ne fena! ben hiç kaybetmedim..."

17 Temmuz 2010 Cumartesi

tek umursayan

-arkadaşlık... içi boşaltılsa da değerli bir kavram hiç şüphesiz...
-peki bugün, kimin için değerliymiş?
-benim için değerli! belki sadece benim için... ama yine de değerli...

7 Temmuz 2010 Çarşamba

pişman

"eskiden, sarhoş olmasa da benimle sevişen bir sevgilim vardı. eşeklik etmeyip, onunla evlenmeliydim..."

2 Temmuz 2010 Cuma

unutma

bir psikolog anlayabilir mi ne düşünür, bir diğerini yakabilen bir insan ya da bir sosyolog anlatabilir mi, yakılmaktan henüz kurtulan insanın etrafını çeviren toplulumu?

yananların acısı dineli çok oldu, ruhları şad olsun.

yaşayanlar devam etmekteler acı çekmeye bu "yangın yeri"nde.

28 Haziran 2010 Pazartesi

26 Haziran 2010 Cumartesi

unutan bir adamın anıları -4-

artık buna dayanamaz hale geldim. artık bu eziyeti tek seferde sonsuza dek çözme isteği içindeydim. av malzemeleri satan bir dükkana gittim ve bir silah satın aldım.

kafama silahı dayadım, düşünürsem yapamayacağımı biliyordum içten içe... yine de düşündüm ve nihayetinde vazgeçtim. şimdilik bu fikri ertelemeye karar verdim, silahı kaldıracağım çekmecede duran iki silah daha olduğunu gördüm. yanlarında da beyaz kaplı bir defter... bir günlük...

bir önceki gün tarihli sayfada "intihar etmeyi beceremiyorsun, artık denemeyi bırak." yazıyordu. ondan da önceki gün tarihli sayfada ise:

"artık bu eziyeti tek seferde sonsuza dek çözeceğime karar verdim ve bir silah satın aldım; fakat intihar etmeyi beceremedim."

11 Haziran 2010 Cuma

unutan bir adamın anıları -3-

unutacağımı bildiğimden boynuma asmak üzere bir kağıda kimlik bilgilerimi ve adresimi yazdım, arkasına da ekledim:

"ihtimal ki gazı açık unutmuşumdur, elektrik düğmelerine dokunmadan evvel içeriyi iyice havalandır."

27 Mayıs 2010 Perşembe

unutan bir adamın anıları -2-

bugün, yine cebimde ismimin, soy ismimin ve adresimin yazılı olduğu bir kart bulunca doktora gitmeye karar verdim.

evime yakın bir doktor olacaktı, ona gitmeye karar verdim. muayenehaneden girdiğimde, sekreteri beni güleryüzle karşıladı. doktorun odasına girdiğimde beni adımla beraber selamladı ve ekledi:

"hatırlamakta güçlük çektiğinizi tahmin ediyorum."

26 Mayıs 2010 Çarşamba

unutan bir adamın anıları -1-

okuduğum kitaplardaki karakterlerin isimlerini unutmamla başladı her şey ve başladığında önemli olmadığını düşündüm.

çıktığım sınavlardan sonra soruları unutuyordum ki bu da o kadar olağandışı bir şey gibi gözükmüyordu gözüme.

aynı hikayeleri anlatıp duruyordum aynı insanlara ve farkında bile değildim.

tüm bunlar yeni başlıyordu ve daha da kötüleşmeden durmayacaktı.